KÜLTÜR DEVİMİZ, GARİPLERİN BABASI NEŞET ERTAŞ'IN ANISINA

Ali AYDEMİR

07 Mayıs 2009 Perşembe 18:21 DİĞER KÖŞE YAZILARI

 

Kültür devimiz, gariplerin babası Neşet Ertaş'ın anısına

NEŞET ERTAŞ’I UĞURLARKEN

26 Eylül 2012 Çarşamba Günü İkindi Namazı sırasında Kırşehir Ahi Evran Camii önünde mahşeri bir kalabalık sessizce bekliyor. Büyük saz ustası Neşet ERTAŞ’ı ebedi yolculuğa uğurlamak için saf tutmuşlar ve sevenleri görevlerini yapıyorlardı. Türkülerin bülbülü için omuz omuza durmuşlardı. Sevenleri çağladı, ellerin üstünde, gönüllerin içindeydi.

Gazetelerde ve televizyonlarda zihinlerden gitmeyecek, üstat’a yakıştırılan şu değerli sözler ve deyimler kulaklarda hala çınlıyordu. Boğazlarda yanma, gözlerde ıslaklık görülüyordu. Bozkırın tezenesi, yaşayan insan hazinesi, büyük kültür devi, gurbetin çileli bülbülü, türkülerin ustası, sazın dehası, gönüllerin sevdası, müziğin ulu çınarı, mızrabın efendisi, gariplerin elçisi, çilenin destanı, müziğin bilgesi, gariplerin bülbülü, gönüllerin bam teli, bozlakların ustası, türkü baba, kültürümüzün motifi gibi sözleri bu halk, Neşet ERTAŞ’a uygun bulunmuştu. Halkın sevgilisine atfedilen bu değerli sözle ve methiyelere layık olan Ozan’a bu millet sahip çıkacak ve eserleri asırlarca söylenecek ve yaşayacaktır.

Hani, ozanlarımızdan biri demiş ya;

“Gençlikte bilmezler, kıymetini, kadrini,

Öldükten sonra mermerden yaparlar kabrini.”

Çilenin, hasretin, ayrılığın, acının, özlemin, gurbetin, sılanın özünü tanımış, yaşamış, yaşadıklarını, hissettiklerini şiirlere dökmüş, bestelerle o çok sevdiği halkına karşılıksız verme sevdasında bir garip ozan olarak gönüllerde yaşayacak, yeni nesiller bu güzel insanı saygıyla ve rahmetle her zaman anacaktır.

Gönül Dağı’nın sırrını sazıyla duyurmuş, elemi, kederi, sızıyı dantel dantel işlemiş, o billur sesiyle tüm müzik severlere armağan etmiştir.

Garipliğin ve kimsesizliğin girdabında sazıyla ve sözüyle güneşin doğmasını iplik iplik işlemeyi bilmiştir. Acımasız, gururlu, kibirli insanları güfteleriyle, besteleriyle yermiş. Mazlumu ve masumu samimi hislerle hep ön plana çıkarmış, onların acılarına derman olmayı bilmiştir.

Alçak gönüllülüğü hiçbir zaman elden bırakmamıştır. Kendisine süslü sözlerle iltifat edenlere, mütevazı bir üslupla makul ve mantıklı cevaplar vermiştir.

İnanıyorum. Bu gönül adamının açtığı çığırdan yeni Neşetler, yeni Ertaşlar yürüyecektir. Halen Neşet ERTAŞ’ın izinden yürüyüp aynı motiflerle sanatı devam ettiren pırıl pırıl gençlerin de yetiştiğini biliyoruz.

Kendisine verilmek istenen Devlet Sanatçısı ödülünü kabul etmeyip,”Halkın sanatçısıyım.” Diyerek onurlu duruşunu herkese göstermiştir.

Bu halk büyük ustayı öyle kabullendi, öyle sevdi ki; türküler öksüz kalmayacak, sazlar daha gür çınlayacak, bozlaklar her tarafta ses getirecektir. Türk Müziğinde bir marka olan Kırşehir’in, Türkiye’nin bülbülüne minnettarız.

Dünya’da iki büyük nimetinin anasının ve yârinin olduğunu, sazıyla, sözüyle nasıl nakşediyor? Duygulanmamak, takdir etmemek mümkün mü?

Özgün sazıyla, kimsede olmayan mızrap vuruşuyla; gittiği her yerde ve her ülkede istenen ve özlenen olmuştur. Sanatta, kültürde apayrı motifler işleyerek, gelecek kuşaklara silinmez izler bırakmıştır.

Devlet Konservatuarı tarafından kendisine Fahri Doktorluk unvanının yanında; TBMM. Tarafından üstün hizmet ödülünün takdim edilmesi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ‘nun da 2010 yılında,”Yaşayan İnsan Hazinesi”.olarak ilan etmesi ayrı bir güzellikteydi.

Ruhun şad olsun büyük üstat, seni bu millet, bu halk asla unutmayacaktır. Saygılarımla…

28.09.2012

Mucur’lu Şair-Yazar Ali AYDEMİR

YORUM EKLE
    YORUMLAR
KIRŞEHİR ⇓
İmsak 03:46
Güneş 05:30
Öğle 12:57
İkindi 16:48
Akşam 20:11
Yatsı 21:47

3.5430

4.1242

107250

142,851
24°KIRŞEHİR
Sitemizi Nasıl Buldunuz